





Bakalım alışabilecekmiyiz sana.



Bugün yoğun bir iş saatinde karşı masa da oturan direktörümün maraton.com.tr de görüp bana ulaştırdığı güzel bir haber oldu bu. Daha transfer belli olmamışken, yok parası şu kadar, yok güzel değil bu adam gibi bir ton anlamsız yazılar okumuştum sağda solda. Efenim, bu ülkenin spor takip eden ve yazan insanları, Roberto Carlos, Hooijdonk, Anelka, Alex... gibi oyuncularımızıda bir güzel eleştirmişlerdi, hatırlarsanız. Hepsi hakkında özet olarak "Fenerbahçe'de başarılı olamaz" gibi sonuçlar elde edip, kendilerini tatmin etmişlerdi. Bizde onları okuyup "ahh ulan, vahh ulan" diye düşünmeye başlamıştık. Ama sezon başlayınca, oyuncuları canlı görüp, ne yaptıklarını kafamıza ( kafalarına) soktukça, son dönemdeki transfer politikamızı hep yerinde bulmuştuk. Can Kozanoğlu abimiz "Bu maçı alıcaz!" kitabında rakibimiz olan bir takımın 80'lerde başlatmış olduğu etkili bir "PR" çalışmasından bahsediyor. Bu PR çalışması o kadar etkili olmuş ki, bugün bile o takımın başarısızlığı bir güzel kamufle olurken, başarıları bir nebze abartılıyor. Hatta bugünlerde çeşitli modifikasyonlara girdiği de görülmekte. (para, yürek vb...)

Yeni sezonun hazırlık maçları takvimi belli olmuş. En sevdiğim dönemlerden biri, hem yeni oyuncuları görüyorsun, hemde teknik direktörün nasıl bir oyun düzeni kuracağı kafanda şekilleniyor, bununla birlikte yeni heyecanlar da bünyene girmiş oluyor.
Ayrıca, sezon açılışı maçı havasında bir maçımız olacak bu sene kendi evimizde. Mabedimizde Shaktar Donetsk takımını ağırlıyoruz ve yeni sezonun son hazırlık maçını kendi sahamızda izlemiş oluyoruz. Bir diğer önemli husus ise, Maraton tribününün ilk sınavlarından biri olması. Gerçi hazırlık maçı olması sebebi ile belki istenilen katılım olmaz ama Sezon açılışı anlamında bir algıya sebebiyet verilebilirse ve bunu da maçtan önce yapılan aktiviteler destekler ise güzel bir maç bizi bekliyor olacak. Haydi hayırlısı...



