17 Haziran 2008 Salı
16 Haziran 2008 Pazartesi
Çek Cumhuriyeti-2 Türkiye-3

Eh oldu valla. Hiç tahmin etmiyordum açıkcası, hani umudum vardı ama böyle heyecan yaşayacağımı bilmiyordum. 2002 dünya kupasındaki heyecanı dünkü maçın son dakikalarında yeniden hissettim. Lakin 2002 senesindeki güzel futbol bu turnuvada pek karşıma çıkmadı. Belki bunun özgüveni ile çeyrek finalde, yarı finalde belki de finalde karşıma çıkacak. İnşallah.
Fatih Terim'e herkes tarafından gelen eleştiriler var, özellikle kadro konusunda. Oyunculara da gelen eleştirilerde olmasına rağmen odak insan Terim. Haklılar veya haksızlar onu bilemeyiz ama, açıkcası kendisininde dediği gibi ondan bir tane var!. Fatih Terimi savunmuyorum ama medyanın gereksiz yorumları beni yoruyor.

Maça dönersek, ilk yarıda ki tutuk futbol Nihat ve Tuncayın, gerideki iki mehmet'e yardımlarının eksik kalmasından meydana geldi, yoksa uzun toplar ile kohler'i besleyen çeklere ilk yarıda golümüz olabilirdi. Eh ikinci yarıda farkı koruyayım düşüncesine giren çekler türkiyenin baskısına maruz kalınca, oyunu yüzde ve pas olarak domine ettik, ama bu arada golü de yedik. Yediğimizde iyi oldu aslında. Nasıl olsa olan oldu diye riskleri göze alıp rakibinin üstüne giden takımımız daha rahat bir oyun anlayışı ile mücadele etmeye başladı. Demek ki bu takıma " çıkın oynayın işte" demek en iyi taktik olabilir. Rıdvanın da maç içinde devamlı tekrar ettiği Arda ismi ise maçın yıldızı idi. Ama nihatın bu ödüle layık olması bitiriciliğinin ustalığından kaynaklanıyor.

Volkan demek istiyorum ama, demesem daha iyi olur sanırım. Umarım ilerleyen günlerde kendine, milli takıma ve fenerbahçemize daha faydalı olur!.
İyisi ve güzeli ile çeyrek finale çıktık. Bundan sonrası bana daha rahat gözüküyor, hatta arzum, cumartesi sabahı "Dünya bizi konuşuyor" başlıklarında "La gazzetta dello sport"'un milli takım hakkında "türko" yorumlarını okumak istiyorum, güzel güzel.
15 Haziran 2008 Pazar
Euro 2008 - Rusya
Euro 2008
Gönlümüz milli takımımız ile, ama gözlerimiz tribünler de. Ne kadar ülkelerinin adlarını "yayarak söyleme" tezahüratından ibaret olsa da. Euro 2008'e başka bir açıdan bakmayı yeğliyorum. Çünkü futbol üzerine teknik, taktik birçok analiz yapan blogger mevcut iken, onların söylediğini tekrar etmek bana düşmez. Ama tatilde olduğum sırada seyrettiğim maçlarda, Hollanda ve İspanya'ya olan hayranlığım level atladı diyebiliriz!. İsveç ise tribündeki renkleri ile bizleri mest etti. Almanya, Fransa, İtalya gibi takımlardan ise hiç umutlu değilim. Milli takımımız ise tam bir kapalı kutu!. Açıkcası Fatih Terim dahil kimse ne olup ne biteceğini bilemiyor. Bu akşam oynayacağımız Çek Cumhuriyetinin, kadro, mantalite, uyumluluk vb. gibi konularda bizden üstün olduğunu biliyoruz, biliyoruz ama biz bu adamları yeneriz! İşte, forvette nihat ve semih olsun, kanatta kazım ile hamit olsun falan bir sürü nedenimiz ile biz bunları yeneriz. Yani demek istediğim, herkesin kadrosu herkese, herkesin duası milli takıma.
Ultras Tribün #2
6 Haziran 2008 Cuma
Futbol Reklamları #2
Kreatif Takım: Lee Hempstock, Chris Landy, Andy Fackrell, Richard Bullock
Ajans Prodüktörü: Cedric Gairard
Strateji: Josh Mandel, Martin Buckley
5 Haziran 2008 Perşembe
Fenerbahçe Spor Kulübü

Erkekler Voleybol, Bayanlar Basketbol, Erkekler Basketbol, Atletizm, Masa Tenisi, Yuzme, Kurek, Boks ve Yelken de elde ettiğimiz şampiyonluklar, Futbol'da çeyrek final ve lig ikinciliği, Bayanlar Voleybol'da ise 2.lik. Bir Spor kulubü adına yaşanabilecek en güzel şey. Yani bunun örneği dünyanın başka bir yerinde varmı bilemiyorum, ama bu durumun farkına varan taraftar açısından müthiş bir duygu olduğunu söylemeliyim. Bundan sonraki senelerde aynı şekilde devam edecektir. Hatta katlanarak, büyüyerek ulaşılması güç bir seviyeye gelecektir. Bunu gören diğer takımlarda bu branşlarına daha fazla katkıda bulunup varolan ligi daha zevkli hale getirecektir. Fenerbahçe bu ülkenin spor damarıdır. Fenerbahçe'nin adının olduğu yerde bereket vardır, elbet arada kötülük yapan da olacaktır. Ama geçmişten gelen bu kimliğimiz renklerimizin üstünde yaşadığı sürece, her yükselişimiz onların inişleri olacaktır, yetişmeleri için kudretlerine ve maalesef bir takım ayak oyunlarına ihtiyaç duyacaklardır.
Dün akşam yaşadığımız şampiyonluk bu renklere gönül veren herkesi bir kez daha gururlandırdı."Hırs"'ın bilinç ile birleştiği bu takım, bize neler yapabileceğini, taraftarı nasıl mutlu edeceğini gösterdi. Basket takımımızı taşıdığı bu ruh için çok seviyorum. Her taraflarından Sarı Lacivert akıyor bu çocukların!
3 Haziran 2008 Salı
Yılın Transferi!

Antu.com'da gördüm bu küpürü, ilgimi çekti, paylaşıyım dedim. Ayrıca Emre transferi açıklandığından beri içimdeki ses ile mantığım arasında gidip gelmeye devam etmekteyim. Futbol açısından doğru bir karar olabilir, belki bu saatten sonraki oyunu ile "Fenerbahçeli Emre" olarak da anılabilir, lakin şu ilk zamanlar çok zor geçiyor. Yani o kadar laf söyledik ettik, nefret ettik ama şuan bu kutsal formayı üzerine geçirecek olan insan kendisi. Bazı tepkilerimi erkenden söylemek istemiyorum açıkcası ama hayırlısı olur umarım.
30 Mayıs 2008 Cuma
Futbol Reklamları #1
İlk Reklam biraz eski, Künyesine ulaşamadığım için detayları yazamıyorum, seyretmeye başlayınca o zamanları hatırlayacaksınız.
28 Mayıs 2008 Çarşamba
27 Mayıs 2008 Salı
"Her İlçeden Bir Yürek"
Levet Ertem Akşam gazetesinde yazmış.Haluk Ulusoy'un giderayak başlattığı "Her ilçeden bir yürek" promosyonu yeni Federasyon'un başına bela oldu. Ne İsviçre'deki otellerde yer var ne de uçak bileti. Vize alabilen talihliler Türkiye'nin maçları için 3 saatlik uçuşla Lyon'a gidip oradan otobüsle 4 saatte Basel'e geri gelip, aynı gece yurda dönecek...
Leven Ertem'in yazısı burada...
26 Mayıs 2008 Pazartesi
Kombineler
Bugün itibari ile Fenerbahçe.org'da Sabah gazetesi'nin haberi üzerine yayınlanan açıklama;
"Bugün tarihli Sabah Gazetesi'nde "Yönetimden GFB'ye kombine engeli" başlığı ile verilen haberde GFB grubunun Maraton Tribünü'ne taşınmasının yönetimimizde sıkıntı yarattığı ve hatta bu sebeple Maraton tribününde kombine satışını durdurduğumuz iddia edilmektedir. Söz konusu haber kesinlikle doğru değildir. Bu arada, kombine satışında ulaşılan rakam 21 000'dir.
Maraton tribünü de dâhil olmak üzere Telsim ve diğer tribünlerde kombine kart satışımız devam etmektedir. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da sadece Migros tribününde kombine kart satışı yapılmamaktadır. Ayrıca haberde kulüp kombine kart satış görevlisi Ertunç Nuray'ın da GFB ile yaşandığı öne sürülen bu gerginlik nedeniyle işine son verildiği öne sürülmektedir. Bu iddia da doğru değildir. Ertunç Nuray'ın bir şahsa 200 kombine satmaya çalışmasının tespit edilmesi üzerine görevine son verilmiştir. Kulübümüz bu şekilde toplu satış yapmamaktadır.
Öte yandan geçen yıl sponsorlara verilen yerler hariç erişilen 24.000 kombine kart satış rakamı bu yıl geçilecektir. Çünkü, daha bir transfer bile yapılmadan, bugün itibari ile sponsorlar hariç ulaşılan rakam 21.000'dir ve her geçen gün satışlar artarak devam etmektedir. Taraftarımıza gösterdiği yoğun ilgiden dolayı da teşekkür ederiz. Ayrıca Fenerbahçe Spor Kulübü bugüne dek olduğu gibi bu yıl da kombine kart alan taraftarların kendi yerlerinde oturabilmeleri ve rahat bir biçimde müsabakaları takip edebilmeleri için her türlü önlemi alacak hiçbir kişi ya da grubun taraftarlarımızı yerlerinden kaldırmasına ya da rahatsızlık vermesine müsaade etmeyecektir. Bu konu ile ilgili olarak kombine kart satışında da gereken özen gösterilmektedir."
Fenerbahçe Spor Kulübü
Bu açıklamada dikkat çeken bir kısım var;
"Ayrıca Fenerbahçe Spor Kulübü bugüne dek olduğu gibi bu yıl da kombine kart alan taraftarların kendi yerlerinde oturabilmeleri ve rahat bir biçimde müsabakaları takip edebilmeleri için her türlü önlemi alacak hiçbir kişi ya da grubun taraftarlarımızı yerlerinden kaldırmasına ya da rahatsızlık vermesine müsaade etmeyecektir. Bu konu ile ilgili olarak kombine kart satışında da gereken özen gösterilmektedir."
Geçen senelerde de aynı şeyler söylenmiş olmasına rağmen, uygulaması tam anlamı ile gerçekleşmedi. Ama bu sene durumlar biraz farklı olduğu için, düşünmeye sevk ediyor bünyeleri.
Yazının özetine gelirsek, gerçekten sancılı bir süreç olacak gibi duruyor, Son 2 sezondur elinde olmayan nedenler ile gücünü kaybeden bir GFB, ve onların karşısında duruyormuş gibi gözüken bir yönetim var. Evet şuan ki duruma göre GFB, 3 tribüne bölünüyormuş gibi gözüküyor. Ama bu 3'e bölünme aslında Efsane Maraton'a geri dönmenin temelleri. Seneye orada GFB, KFY konuşulmayacak...."Maraton tribün"ü olarak adı anılacak. Yani gruplardan öte, bu sene oradaki insanların ve yönetimin tutumu çok önemli. Maraton tribünü açısından zor bir sene bekliyor bizi. Haydi hayırlısı...
23 Mayıs 2008 Cuma
Refresh

Yoğun bir çalışma döneminden sonra, evime ve bilgisayarıma kavuşmuş durumdayım. Bu durumun kısa çaplı bir huzuru sarmış durumda bünyemi. Bu sebeple bu zamana kadar çeşitli sitelerden arşivlediğim "Ultras" dökümanlarını paylaşmaya başlıyorum.
Ayrıca "Bir sezonun sonu" başlıklı yazımın sonundaki güzel gündemi, yorumlar kısımına tekrar taşıyarak bir açıklamada bulundum, o yazıya Buradan ulaşabilirsiniz.
11 Mayıs 2008 Pazar
Bir sezonun sonu

Umutlarımız ile büyüttüğümüz, sevgimiz ile beslediğimiz, iyi günde kötü günde yanında oluşumuz ile bir futbol sezonunu bitirdik. 3 kupa olmasa bile 2 kupanın hedefini kurduğumuz bu sezonda, 3. kupanın rüyaları sarmıştı bünyeleri. "Allahım bitmesin, bitmesin bu rüya, sonunda moskova olsun, ne olur uyandırma" diye geçmişti ömrümüzün bir kısmı. Takımımızın en güzel günlerini yaşadığı bu dönemde tribünde oluşumuz, bizleri daha da mutlu etti. Belki bizimde payımız vardı bu takımda, desteğimiz, yettiği kadar maddiyatımız ve tüm sınırlarını zorladığımız maneviyatımız.
Herşeyin sonu olduğu gibi bu sezonunda sonu oldu. Hayallerimizin ve hedeflerimizin tavana vurduğu bu sezonda, elimiz boş kaldı. Aslında büyük bir sınav bu bünyelerimize. Koca bir camianın iyi bir not alması gereken bir sınav. Şu aşamada atlattık gibi duruyor, hiç değilse taraftar bunu aştı. Sıra yönetimde. Zico'nun sözleşmesi, kalacak oyuncular ve gelecek oyuncular gibi sezonun en can alıcı noktasında onlara düşen büyük bir görev var. Hepimizin ortak paydası Zico ile devam edilmesi, bunun sayılamayacak kadar çok nedeni var zaten. Kezman ne olacak gibi can alıcı sorulara ise kendim bile cevap veremiyorum, Çünkü bazen duygularım mantığımı aşabiliyor.
Tribün hakkında söyleyebileceklerim ise hep daha iyiye doğru gittiğidir. Doğrusu veya yanlışı, eskisi veya yenisi, futbolun endüstrisi gibi konularda ahkam kesebilme lüksü yok belki benim için. Yaşadığımız zamanda, varolduğumuz tribünde hep en iyisini yapmaya çalışıyoruz birlikte olduğumuz insanlar ile. Seneye yapılan planlar, diğer grupların yeni yerleşkeleri, tribündeki tüm kardeşlerimizin aynı duygularda hareket edişi bunları gösteriyor zaten.
Bloğu açtığım zamandan bu zamana kadar çok fazla süre geçmedi, ama yazmaya başladığım zamandan beri içine girdiğim bu "blog kardeşliğini" çok fazla benimsedim. "Efsane Maraton" ile tanışma fırsatı yakaladım. Çoğu zamanda görüşme imkanımız oldu. Diğer takip ettiklerim ile tanışma imkanım olmamasına rağmen yazılarını büyük bir keyifle okuduğum, Ariel Ortega, Hayatım Fenerbahçe, Donnie Brasco, Ecza Deposu, King Santillana ve Kombine Bilet ile birgün tanışmak isterim. Hatta buradan bir sinyal vermek gerekiyorsa verelim. Tüm Fenerbahçeli blog sahibi insanları ortak bir buluşmaya davet ediyorum. Bunu daha önceden Ezca Deposu ile konuştuğumda olumlu olabileceği hakkında görüş bildirmiştik.
Çok fazla yazasamda buradayım....
Son sözde çağatayın yeni bestesinin en güzel kısmından gelsin;
"Savurduk küllerini, genç ömrümüzün...."
5 Mayıs 2008 Pazartesi
Hafta Sonu



Cumartesi, Bayanlar Basketbol. Pazar gündüz, Bayanlar Voleybol. Akşamda teşekkürü borç bildiğimiz futbol takımımız. Sarı-Lacivert bir hafta sonu yaşadık. Gurur dolu bir hafta sonu. Spor kulubü olmanın verdiği bilinç ve nasıl takım tutulacağını gösteren bir stad dolusu insan (Rahatsız azınlığı saymıyorum). Gençlerbirliği maçı Sivassor-Galatasaray maçının gollleri ile farklı bir hal alsada, tribünde yaşanan güzellikler herşeye yetti.
2 Mayıs 2008 Cuma
Kalbimden koskocaman bir sevda geçer
İnsanı uzaklardan yanına çeker
Her zaman her yerde en büyüksün fener
Bu alemde...
Yükseliyorsun avrupanın üstünde
Saldır kanarya çoştur bizleri yine
Gurur duyuyor bu taraftar seninle
Fenerbahçe...
"Sefarad'ın İstanbul'un kızları şarkısının melodisiyle 1907 ÜNİFEB tarafından yazılmış yeni beste"




































